Anonim Şirket mi Olmalıyım?

Şirket kurmak isteyen girişimcilerin araştırdıkları en önemli konular içerisinde ‘Limited mi yoksa anonim şirket mi olmalıyım?’ sorusu ilk sırada geliyor. Hemen hemen her işletme sahibinin sorduğu bu sorunun cevabı bundan birkaç yıl önce büyük çoğunlukla ‘limited şirket’ şeklinde oluyordu. Eskiden limited şirket kurmak için bir kişi yeterliydi ve yönetim kurulu ve ya her sene yapılan toplantılara da gerek duyulmuyordu. Anonim şirket kurmak isteyen kişilerin ise kendilerine en az 4 ortak daha bulması gerekiyordu. Üstelik anonim şirket kurmak için en az 5 kurucunun yanı sıra 3 kişilik bir yönetim kuruluna da ihtiyaç duyuluyordu.


Fakat yakın bir zamanda yapılan kanuni değişiklik sayesinde, günümüzde insanların cevabı hiç şüphe duymadan anonim şirketten yana oluyor. Aradaki bu dezavantajları ortadan tamamen kaldıran ve birçok konuda iki seçeneği de aynı kılan kanun, artık insanların anonim şirket kurabilmelerini çok kolay ve çok avantajlı bir hale getiriyor.
Yani yürürlüğe giren yasaya göre artık her iki şirket türü de tek kişi tarafından kurulabiliyor. Yani isteyen herkes kendilerine bir veya birkaç ortak bulma çabasına girmeden istedikleri sektörde faaliyet gösteren bir anonim şirket açabilme hakkına sahip.
Her iki şirket türünde de yönetim kurulu tek kişiden oluşabildiği gibi, her ikisinde de genel kurul zorunlu tutulmaya devam ediyor. Aralarında herhangi bir fark kalmamasına rağmen, arada bazı konularda ciddi farklılıklar olduğunu ve bu farklılıkların anonim şirketi limited şirkete göre daha avantajlı kıldığını söyleyebiliriz.
Bunlardan en önemli ve en çok göze çarpan avantaj; ortakların taahhüt ettikleri sermaye kadar şirkette sorumluluk sahibi olmaya hak kazanmaları, şeklinde karşımıza çıkıyor. Yani bir ortak, şirket içinde bir karar alacak ise ancak kendisinin ortaklık derecesine göre karar alabiliyor. Anonim şirketlerin bir başka avantajının da hisse devirlerinde notere gerek olmaması olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.
Hisse devirlerinin resmi ticari gazetelerde yayınlanmasına gerek olmaması, hisse senetlerinin başka kişilere kolayca devir edilebilmesi, ortakların hisselerini iktisaptan 2 yıl sonra satmaları halinde şirket ortaklarının yaşanan değer artışından dolayı ek bir vergi ile karşılaşmaması, anonim şirketleri cazip hale getiren diğer sebepler içerisinde yer alıyor.
Şirketlerin yönetim kurulu olmayan üyelerinin kamu borçlarından sorumlu tutulmamaları, kolay bir şekilde halka açılabilmeleri ve ödünç para temini amacı ile tahvil çıkarabilmeleri, alınacak kararlarda ortakların tamamına gerek olmaması da anonim şirketlerin daha çok tercih edilmesine neden oluyor.
Ortak sayısının yarısının karar almaya yeterli olması, devir işlemlerinde hiçbir resmi masraf olmaması anonim şirketlerin limited şirketlere göre en belirgin özellikleri olarak tabir ediliyor.
Bu konular hakkında araştırma yapan birçok kişi bu özellikler doğrultusunda açacakları şirketleri anonim şeklinde olmasına karar veriyor. Hatta ilgili kanunun çıkmasının ardından birçok limited şirketin anonim şirkete dönüşmek için resmi makamlara başvurduklarını iddia edebiliriz. Bu da bize ‘Anonim şirket mi olmalıyım?’ sorusunun cevabını net bir şekilde veriyor.

Bu yayını değerlendir
Yorum yap